Server Yaşam Vakfı –İyilerle Birlikte Sevgiyle- İyilikte Yarışmak

Server Yaşam Vakfında 2019-2022 yılları arasında Kaynak geliştirme ve Halkla İlişkiler Sorumlusu olarak görev yaptım. Bu süre içerisinde vakfın çalışmaları ile ilgili aldığım notları arz ediyorum.

Server Yaşam Vakfı kadim bir gelenekten güç alarak günümüz insanına Hakkı hakikati iyiliği anlatma, yaşama ve yaşatma yolunun devamıdır. Server ismi doksanlı yıllarda rahmetli Mahmut Esad Coşan Hocaefendi tarafından verildi. Server birkaç dilde kullanılan bir deyim olup öncü, yol gösteren, lider manasına gelir. MEC hocaefendi sohbetlerinde ‘ ikibinli yıllar Tevhid yüzyılı olacak bizlerde buna göre gayret edelim’ demişti. 2001 yılında elim ve şüpheli bir trafik kazasında vefatından sonra yerine geçen MNC hocamız bu hedefleri gerçekleştirmek için Server ismi altında yeni bir anlayış ve yol göstericilik ile yola devam edildi. Bugüne kadar yapılan temel faaliyetleri kısaca anlatayım istedim.

Feyzul Furkan-Kuranın anlamıyla buluşmak Platformu

Server Yayıncılık tarafından yayına hazırlanan Feyzul Furkan açıklamalı Kuran meali ile Kur’an-ı Kerim’i doğru bir biçimde anlamayı ve sahih kaynaklarla birlikte Kur’an’daki anlam derinliklerini keşfetmeyi sağlayacak projeler geliştirmeyi amaçlıyoruz.

Vakfımızın İlk ve en  önemli faaliyetlerden biri Feyzul Furkan isimli Kuran Mealinin müellifi Hasan Tahsin Feyizli hocamız ile birlikte yoğun çalışmalarla yeniden düzenlenerek çok itinalı baskılarının yapılması idi. MNC hocamızın tabiri ile ‘insan kullanım el kitabı’ olan Kuranı Kerimin anlaşılması, hayatımızda ve düşünce dünyamızda temel kitap olarak yer alması için ne gerekiyorsa yapılmalı idi. Bu çalışmaların yaygınlaşması için Kuranın anlamıyla buluşma platformu kurularak her il ve dernekte bu konuda çalışmalar yapıldı. Okuma guruplarında Feyzul Furkan okumaları ve meal hatimleri yapılarak insanların gönlünde, aklında ve hayatında Kuranın mesajının daha iyi yer etmesi için gayret edildi. En güzel hediye Feyzul Furkan olsun kampanyaları ile Kuran meali kitlelere ulaştırmaya gayret edildi.

Sahih kaynaklara göre sadeleştirilmiş Dua Kitabı

Bizim yolumuzun esaslarından olarak bir sünneti ihya etmek hemde günlük evrad okumaları için MZK hocamızın derlediği Evradı Şerif kitabını her sabah namazı sonrası işrak vaktine kadar okunur dualar edilir. Bu yolumuzun esaslarından biridir. MEC hocamız birçok defa bu evradı şerifi tekrar düzenleyelim dediği ama yapılamadığı bilinir. MNC hocamızın önem verdiği çalışmalardan biri de dua kitabının sahih kaynaklara göre düzenlenmesi oldu. Uzun çalışmalarla ayet hadis ve sahih kaynaklardaki dualardan oluşan dua kitabı yine kaliteli bir baskı ve tasarımla yayınlandı. Ali Yakup Cenkçiler Hocanın deyimi ile ‘Dua etmeyi unutmuş bir ümmete dua etmeyi öğreten dua kitabı ‘ yeniden, her kesimden insanın kabul edip okuyacağı bir halde yayınlanmış oldu. Artık dünyanın her yerinde olduğu gibi Mekke ve Medine de Haremi Şerifte sahihliği tartışmasız dua kitabımız ile dua edebileceğiz.

Yaşayan alimlerle Sahih kaynak çalışması

Server vakfının önem verdiği çalışmalardan biri de yaşayan İslam alimlerinin video-sohbet kayıtlarını yaparak onlardan tavsiyeler ve özellikle sahih kaynak kitaplar konusunda bilgi almaktı. Birçok yaşlı medrese hocası, alim insanlarla görüşülerek yapılan kayıtlar çok önemli bir sözlü kültür çalışması oldu. Daha sonra vefat eden bazı alimlerin evlatları vakfı arayarak babalarının tek kayıtlarının Server Vakfı tarafından yapıldığını bu kaydın kendilerine de hatıra olarak verilmesini talep ettiler.

Müminler arasında kardeşlik ve muhabbet –Hucurat ve Saf Sureleri

Server Vakfı mütevelli heyeti başkanı MNC hocamızın her mümine özellikle tavsiye ettiği Hucurat ve Saff surelerini iyice okuyup anlamak ve hayatımıza uygulamaktı. Müminler arasında karşılıklı edep erkan ve ahlak kurallarını sıkı sıkıya hatırlatan bu surelerde ayrıca müminlerin kenetlenmiş bir duvar gibi olmaları anlatılarak ‘Bünyanen Mersus’ olmaları tavsiye edilmektedir. Günümüz Müslümanlarının en çok ihtiyaç duyduğu Bünyanen Mersus olmak, kardeşçe, muhabbetle Hakk yolda mücadele etmek ve tefrikadan fitneden uzak olmayı anlatmaktadır.

Uluslar arası Kurban Organizasyonu-Yüzbin Tebessüm

Uzak diyarlarda İslam coğrafyasının uç noktalarındaki müminlerle kardeşlik ve muhabbet bağlarının kurulması için uzakdoğuda dünyanın en kalabalık İslam ülkesi olarak bilinen Endonezya’da Kurban payı dağıtım çalışmaları yapıldı. Kurban ibadeti anlamına uygun olarak en kaliteli kurbanlıklar seçildi, kurban payları ‘Tüm dünya Müslümanlarından mütevazi bir hediye’ olarak zarif bir hediye paketi ile mütevazi bir tavırla ihtiyaç sahiplerine ulaştırıldı.

Çağdaş bir tebliğ yolu olarak Ufka Yolculuk

İslamın mesajını insanların gönlüne ve aklına hitap etmesi, yaygın bir tebliğ çalışması olarak Ufka yolculuk yarışmaları düzenlendi. Temel İslami kitaplar Kuran Meali, Sahih Hadisi şerif kitapları, sağlıklı yaşam ve sağlıklı düşünme kitaplarından yapılan yarışmalarla milyonlarca genç yaşlı insana heyecan ve sevgi ile kitap okuma ve imtihan olma sonunda önemli bilgiler edinme imkanı sağlandı.Bir kitap okumakla hayatların değiştiği günümüzde insanların en güzel kaynaklardan en temel kitapları okumaları ve yarışmaları sağlandı.

Her işte Allah rızasını arama yolu olarak Kritik Analitik Düşünme

Her yaptığımız işte Allah rızasını düşünme ve aramanın seçkin bir yolu olarak Kritik Analitik Düşünme çalışmaları özellikle teşvik edildi. İlk başlarda müminler olarak bizlere yabancı bir kavram olarak düşündüğümüz KAD daha sonra düşmanın oyunlarını ve niyetini anlayıp sorgulamaktan başlayarak zirvede her işte Allah rızasını aramanın önemli bir yolu olarak günümüz insanına tavsiye edildi. Çağımızın bilge devlet adamı ve İslam düşünürü Ali İzzetbegoviç’in dediği gibi ‘Mümkün olsa tüm okullara kritik analitik düşünme dersleri koyardım, batı ülkelerinin tersine İslam dünyası bu eğitimden geçmediği için eleştiri ve sorgulama yetenekleri gelişmemiştir.

Bu anlayış ve düşüncelerin yansıması olarak Üniversitlerde KAD ve KAB platformları kurularak üniversite gençliğine de bu anlayış ulaştırılmaya çalışıldı. Ulusal ve Uluslararası seminer/kongreler düzenlenerek bu anlayışın geliştirilmesi ve yaygınlaştırılmasına çalışıldı.

İyilikte yarışmak-İyilik Tasarım Merkezi

Son yıllarda kurulan İyilik Tasarım merkezi ile iyilikte yarışmak ve yeni, orijinal iyilik projeleri hazırlamak için akademisyenler ve genç gönüllüler ile çalışmalar yapılmaktadır. Bu konuda yapılan güzel projelerden bazılarını hatırlatalım

 A New Person yeni Müslüman olan yabancılarla nasıl Müslüman olduklarını anlatan videolar çekerek tüm insanların ulaşabileceği youtube kanallarına yüklemek oldu. Çok beğenilen ve ilgi çeken bu proje özellikle Malezya başta olmak üzere bir çok ülkeden izleyici tarafından beğenilerek izlendi.

Haydi Çocuklar Camiye Çocuklara yönelik kutu oyunları ve dijital oyunlar hazırlanarak çocukların ilgi alanına değerlerimize uygun oyunlar yapılmaya başlandı. Bu konuda yapılan çalışmalardan biri de haydi çocuklar camiye projesi oldu. Tüm dünyadan katılıma açık bir dijital proğram ile çocuklar tatil zamanı kayıt oluyorlar ve her vakit namaz kıldıklarında ve/veya camiye gittiklerinde puan alıyor ve kazanan her çocuğa bir hediye veriliyor. Bu proğram sayesinde uygulama yapılan camilerdeki çocuk sayısı diğer cemaati geçtiği oldu. Bu şekilde çocuklar camiye ve namaza alıştırılırken ailelerde bu heyecanı yaşamış oldular.

Unutulan bir sünnetin ihyası-İtikaf

Genç itikaf ve İtikaf dijital projeleri ile tüm dünyada itikaf sünneti ihya edilmeye çalışıldı. Çünkü unutulmuş veya terkedilmiş bir sünneti tekrar yaşamaya başlamak, yüz şehit sevabına denktir.

İtikâfın en önemli amacı, dünyevi işlerden uzak durarak nefsi arındırmaktır. İtikâfta bulunan kişi, dünyevi meselelerden kendisini soyutlayıp vaktini yalnızca dua ve ibadetle geçirir. Bu noktada itikâf, gece-gündüz Allah’la bir arada bulunma halidir.

Müekked sünnet olan itikâf ibadetini hanımlar da evlerinin boş bir odasında yerine getirebilirler. Yine camilerde bir miktar itikâf niyetiyle bulunmak da, bu sevaptan hissedar olmaya ve büyük kazançlara vesiledir.

Çevreye Mümince bakış-Çekud ve Çevre Vakfı

90 lı yılların başında Çevre Bakanlığı bile kurulmadan önce Rahmetli MEC hocamızın emir ve tavsiyeleri ile çevre, kültür ve aile dernekleri kurulmuştu. Daha sonra bu derneklerin üst yönetimi olarak ÇEKUD ve Çevre Vakfı kuruldu.

Çekud ve Çevre dernekleri olarak İnsanın etki alanının yalnızca kendi küçük çevresi değil, bütün kâinat olduğunun farkında olarak faaliyetlerimizi gerçekleştirmeyi, çevreci, sürdürülebilir proje ve ürünler ortaya koymayı, bu bilinci yaygınlaştırmayı ve tüm varlıklara şefkat duygularıyla yaklaşan, çevre konusunda duyarlı kişilerin yetişmesine katkıda bulunmayı istiyoruz.

Bu amaçlarla, insanlık noktasında farklılıkları değil müştereklerimizi ortaya çıkarıp, teknolojik araçları en etkin biçimde kullanarak insanları cezbedecek gönül samimiyeti ile sevgi ve şefkat dilini benimseyen, sürdürülebilir çalışmalar yapmayı hedefliyoruz. 

Ek olarak yazmak istediklerim ; Bu konu ayrıca yazılabilir.

Sağduyu Partisi adına yapılan açıklamalar.

Rahmetli MEC hocamızın kurmak isteyipte ömrü vefa etmediği için yapamadığı Sağduyu Partisi MNC hocamızın öncülüğünde 2002 yılında kuruldu. SAGDUYU partisi ; sağduyu, adalet, iyilik, güzel ahlak ve iç huzurunun hâkim olmasını hedefleyen bir oluşumdur. SAGDUYU, diğer tüm kişi, kurum ve oluşumlardan bağımsızdır. Değerlerine uygun konularda iş birliği yapabilir.

Diğer kurulu sistem partilerinden oldukça farklı olan Sağduyu Partisi, hiçbir siyasi menfaat, mevki, makam,oy..vs beklentisi olmadan sırf Allah rızasını gözeterek, ülkemizin ve Müslümanların önemli yol ayrımı konularda basın açıklamaları ile siyasi siteme ve yöneticilere yön verdi.

Yapılan açıklama ve faaliyetlerden bazı örnekler;

Sağduyu Partisi , Kuruluşundan önce MEC ve MNC hocamızın tavsiyeleri ile meclsite mevcut partilere 2000 yılında parlementoda yapılan Cumhurbaşkanlığı seçiminde Ahmet Nejdet Sezer yerine meclisten bir ismin seçilmesi konusunda yapılan tavsiyeler dikkate alınmadı.

 Diğer adaylar Nevzat Yalçıntaş ve Sadi Somuncuoğlu halkın içinden gelmiş İslami değerlere saygılı ve özgürlükçü kişiler olduğu için seçilmeleri halinde Türkiye nin önünü tıkayan yasakların kalkması muhtemeldi Fakat Ahmet Nejdet Sezer tutucu Kemalist yasakçı kimliği ile Ak parti iktidarının ilk yıllarında yasakların kalkmasını engellemiş ve Türkiyeye 7 yıl daha kaybettirmişti. Tabii sağduyunun sesini dinlemeyen Ak parti kurmaylarının bu konudaki vebalini de unutmayalım.

2001 yılında yapılan seçimler öncesi Ak parti ve o zamanki diğer sağ/muhafazakar/İslamcı partilere haber göndererek Tayyip Erdoğan-Hasan Celal Güzel-Muhsin Yazıcıoğlu partilerinin seçime birlikte girmelerini tavsiye edildi. Fakat basit parti hesapları nedeni ile bu önemli fırsat kaçırıldı. İlk seçimlerde yüzde 35 oy alan Ak parti seçim sisteminin avantajı ile mecliste 330 sandalye elde etti. Eğer ittifak yapılsa idi bu sayının anayasayı değiştirmek için gerekli olan 340 sayısını rahatlıkla geçeceği ve 12 eylül anayasasının dayattığı baskı ve zulumleri kaldıracak çoğunluğu elde edeceği görüldü.

Sağduyu Partisi kurulduktan sonra gündemde çok önemli ulusal ve uluslar arası olaylar gelişiyordu. İlk olarak 2002 yılında ABD nin Irak’ı işgali planları için hazırlıklar yapılıyordu. Dünya kamuoyu kimyasal silahlar konusunda korkutularak kandırılaırken yeni bir haçlı seferi planlanırodu. Bu sefere Türk askerinin de destek vermesi için meclisten yurdışı sefer tezkeresi oylaması yapılması gerekiyordu.

Irak’ın işgali sırasında Nato askerlerinin Türkiye topraklarına yerleşmesi ve Irak işgalinin kuzeyden Türkiyenin de desteğinde başlaması için hazırlanan TBMM izin tezkeresi oylanıyor ve genellikle kabul edileceği öngörülüyordu. Bu tezkereye evet oyu vermenin bir haçlı seferine destek olmak manasına geleceği ve bunun bir iman meselesi olduğunu söyleyen Sağduyu Partisi yaptığı basın açıklaması ile TBMM yi bu tezkereye ret oyu vermeye çağırdı.  Sonuçta tezkereye ret oyu verilmesini isteyen ve sağlayan  basın açıklaması ile Sağduyu Partisi siyasi etki ve gücünü göstermiş oldu.

 ABD başkanının ‘yeni haçlı savaşı’ olarak nitelediği bu işgale destek vermenin bir iman meselesi olduğu ve büyük bir vebal taşıdığı vurgulanarak tezkereye hayır oyu verilmesini isteyen Sağduyu Partisi fahri başkanı MNC hocamız bu açıklaması ile Türkiye siyasetine ve inananlara sağduyulu yolu göstermiş oldu. Diğer sağduyulu kamuoyunun desteği ile milletvekilleri yaygın siyasi anlayışın aksine tezkerenin reddine karar verdiler. Böylece Türkiye etkisi yıllarca sürecek tarihi bir hata ve vebalden kurtulmuş olduğu gibi muhtemel bir ABD işgali ve baskısına da erken dönemde hayır demiş oldu.

Sağduyu Partisi basın açıklamaları

İlk yıllarda Ak parti iktidarını birleştirici olması ve yasaklara son vermesi şartı ile destekleyen Sağduyu Partisi daha sonra bu desteğini önce Saadet Partisine daha sonraki 2011 seçimlerinde ise MHP ye verdi. Bu seçimde MHP ye verilen destek bu partinin milliyetçi söylemi ve bazı üst düzey yöneticilerinin kirli ilişkileri nedeniyle çok eleştiri aldı. Seçim öncesinde kaset kumpas operasyonuna maruz kaldığı için meclise giremeyeceğine kesin gözle bakılıyordu. Fakat bu destekle barajı aşarak meclise girip gurup kuran MHP’nin meclisteki varlığı bir çok kirli oyunu bozdu.Önce  cumhurbaşkanlığı seçimlerinde meclisi adeta kilitleyen ana muhalefet partisi CHP ve HDP nin aksine mecliste Ak partiye destek vererek Türkiye’nin bir bunalıma girmesini ve darbeye zemin hazırlanmasını önledi.

Başörtüsü yasağının kaldırılmasında da yine mecliste olumlu yönde önemli rol oynadı. Ayrıca o dönemde kürt vatandaşlarımızla özgürlük ve açılım sürecini istismar ederek güneydoğuda ayrılık için terör eylemlerini artıran bölücü terör örgütü PKK ve meclisteki uzantısı HDP ye de uyarı ve önleyici bir rol üstlendi.

Bugünden geriye bakınca aynı zamanda FETÖ terör örgütüne de en sert muhalefeti yapan MHP nin o dönem mecliste olması Türkiye’nin birlik ve beraberliğinin sağlanmasına hizmet ettiği kadar özgürlük ve bağımsızlığına da önemli bir destek sağladı.

Sağduyu Partisi daha sonra ABD ve Nato destekli FETÖ darbesine karşı çıkarken, sonrasında da seçilmiş meşru iktidara destek vererek iç huzur, barış ve istikrarın devamının sağlanmasına katkı verdi. Bu dönmede verilen mesajlarda tüm farklılıkların zenginliğimiz olduğu vurgulanarak kardeşlik ve barış içerisinde yaşamanın önemi hatırlatıldı.

Sağduyulu İttifak Çağrısı

2010 yılından itibaren AKRA FM de sürekli yayınlanan Sağduyulu ittifak çağrısında 1931 yılında Kudus’te toplanan İslam Konferansının kararları hatırlatılarak Müslümanların Sünni-Şii olarak bölünmesi ve birbirine düşman edilmesinin tehlikelerine dikkat çekildi.

 Sağduyulu ittifak çağrısı ile müminlerin kardeş olduğu, farklılıkların çatışma ve savaşma sebebi değil bir düşünce ve anlayış farkı olduğu vurgulanıyordu. Bu çağrı emperyalist güçler tarafından teşvik edilen İslam dünyasında Suriye, Yemen, Irak, Türkiye gibi hassas birçok bölgede uygulanmaya çalışan mezhep ve vesayet savaşlarını engellemeye çalışan sağduyulu müminler arasında önemli bir etki oluşturdu.

Son dönemde birçok eksiği ve hatasına rağmen mevcut Ak parti ve MHP ittifakını Türkiye’nin bağımsızlığına verdikleri önem, savunma sanayinde yaptıkları çalışmalar, Türk-İslam dünyasında birlik ve beraberlik çalışmaları, İslam dünyasında Libya örneğinde olduğu gibi oyunbozan ve meşru yönetimleri destekleyen çalışmaları nedeniyle Sağduyu partisi olarak desteklemeye devam etmektedir.

Bu destek hiçbir siyasi, ekonomik ve bürokratik menfaate dayanmamaktadır. Çünkü Server Vakfı ve Sağduyu partisi hukuki olmayan hiçbir talebi olmamakta, makam ve mevkilerinde liyakat ve ahlak temelinde değerlendirilmesini tavsiye etmekte, her mümini kardeş olarak gördüğünü kim layıksa göreve onun getirilmesi gerektiğini açık ve net olarak deklare etmektedir.

Eski dönemdeki cemaatçilik anlayışı ile mensuplarına makam ve menfaat sağlama, devlet imkânlarını haksız olarak kullanma, bir kurumu mensupları adına ele geçirme-kullanma gibi yanlış uygulamalara açıkça karşı çıkmaktadır.

Server Vakfı ve Sağduyu partisi yanlış cemaatçilik anlayışına karşı olduğu kadar cemaatleri düşman gören ve dışlayan anlayışa da karşıdır. Sahih ve meşru Cemaatler/Vakıflar/Dernekler  bu toprakların özü, Ahmet Yeseviden Hacı Bayram ve Hacı Bektaşa kadar bu ülkenin mayasını irfan ve İslam ile yoğuran bir anlayışın temsilcisidir. Bu anlayış ve açıklamalar ile oluşturulmak istenen tasavvuf ve cemaat düşmanlığını da eleştiren ve engelleyen bir tavır sergilemektedir.

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın