Peygamberimiz en çok kimi seviyor.

Herkesin merak ettiği zor sorular vardır. Hayatta en çok kimi seviyorsun, anneni mi babanı mı ? Eşler arasında da beni seviyor musun, ne kadar seviyorsun ? gibi soran için önemli sorulan için ise kararsızlık ve utanma arasında cevap vermesi zor olan sorulardır.

Eşler arasında da sevdiğini, hoşlandığını söylemek, sevgi sözcüklerini kullanılmak zor geliyor. Sevdiğinin veya sevildiğinin zaten bilindiğini düşünerek yıllardır birlikte olduğu eşine sevgisini söylemek çoğu insana gereksiz ve zor geliyor. Halbuki eşler arasında sevgi ve takdir sözleri aradaki muhabbet ve bağlılığı artıran en önemli davranışlardandır. Eşler arasındaki sevgi dilini öğrenmek ve konuşmak için yoğun çaba harcanmalıdır.

Dindar insanlar eşlerine ve yakınlarına sevgilerini göstermeye utanır ve çekinirler. Halbuki Peygamberimiz eşlerine sevgi ile davranmış ve sevgi sözlerini kullanmıştır. Hz Aişe Validemizle su içerken bardağın onun dudağının olduğu yerden içmesi, onunla şakalaşması, birlikte sohbet etmesi ve onu hanımların sorularını cevaplayacak bir alime olarak yetiştirmesi bunun örneklerindendir.

Peygamberimizin örnek hayatından bir tabloda eşlerine olan sevgisi ve bunu ifade etmesidir. O Sahabe arkadaşlarına yaptığı gibi eşlerine de sevgisini belli eder, her birine sanki en çok onu seviyormuş gibi hissettirirdi.

Amr bin As (RA) en çok kendisini seviyor zannıyla Peygamberimize kimi sevdiğini soruyor.
‘Ya Resulallah en çok kimi seviyorsun diye . Peygamber ahlakı her dostuna en çok onu seviyormuş gibi sevgi, muhabbet ve samimiyetle davranmaktır demek ki.

Kendisini söylemesi ümidi ile bekliyor. Peygamberimiz ’.Ayşe’ diye cevap veriyor. Eh en çok eşini sever normal diye düşünüyor. Tekrar soruyor. Sonra kimi ya Resullallah , Yine Aişe diyor. Erkeklerden kimi diye sormuştum deyince ‘Aişe nin babasını diyor. Bu olay Peygamberimizin eşlerine olan sevgisin, sevgiyi söylemekten çekinmemesini bizlere örnek olmasını ne güzel anlatıyor.

Bizler de Allah dostlarının hayatında buna şahit olmadık mı. Rahmetli Esad Coşan Hocaefendimizin yanında sanki bir manevi sevgi atmosferindeymiş gibi yoğun bir duygu yaşardık. Rahmetli Necati Amcamızın yanında iken herkesle o kadar ilgilenir ve sevgi gösterirdi ki insan herhalde en çok beni seviyor hissine kapılırdı. (Laf aramızda bazen sormak istedim ama Dr. Uğur Baran’ı benden daha çok sevdiklerini söyleyebilirler diye sormadım.;) Ehline malumdur efendim)

5 Sevgi dili; Sevdiğini söylemek Yıllar önce Dr. Gary CHAPMAN Beş Sevgi Dili isimli kitabını okumuştum. Yazar ömür boyu mutlu bir beraberlik için gerekli olan sevgi dilinin keşfinden yola çıkarak uzun ömürlü ve sevgi dolu bir evliliğin anahtarlarını vermektedir.

Çoğu kişinin evliliğe “aşık olarak” başladığını, evlilik öncesi hayallerin hayatın doğal akışını tamamladığında dünya gerçeklerine dönüldüğünü ve kişilerin kendi beklentilerini öne sürmeye başladığını açıklamaktadır.

Evlenmemiş yetişkinlerin eşlerinde şefkat ve sevgi hissetmeyi özlediği, eşlerin birbirlerini kabul ettiğinden, istediğinden ve kendilerini birbirlerinin iyiliğine adadığından emin olmaları halinde güvenli hissedecekleri belirtilmektedir.

Kitabın ana fikri akılcı, iradeli sevgidir. Eğer sevgi bir seçimse “aşk” tutkusu bitip gerçek dünyaya dönüldükten sonra da sevme kapasitesinin bulunduğu savunulmaktadır.

Yazara göre insanlar, sevgiyi farklı şekillerde ifade ederler ve algılarlar. Yazar bunları beş sevgi dili olarak belirlemiştir. Bunlar;
1. Onay sözleri
2. Nitelikli beraberlik
3. Armağan alma
4. Hizmet davranışları
5. Fiziksel temastır.

Birinci sevgi dili olan “onay sözleri” nde yazar sevgiyi duygusal olarak ifade etmenin yolunun, onu oluşturacak sözleri kullanmak olduğunu belirtmektedir. Sözlü iltifatlar veya takdir sözleri sevgiyi güçlü bir şekilde iletir. Sevginin hedefi, istenilen bir şeyi elde etmek değil, sevilen kişinin saadeti için bir şeyler yapmaktır. Sözel iltifatlarda bulunmak, eşlere onaylayıcı sözleri ifade etmenin yalnızca bir yoludur.

İkinci sevgi dili nitelikli beraberlikte, esas olan birisine bütün dikkatin verilmesidir. Bu sevgi dilinin ana yönü, birisi ile birlikte olmaktır. Bu da odaklanmış ilgi ile mümkündür. Nitelikli sohbet onay sözlerinden farklıdır. Onay sözleri söylenilenler üzerinde odaklanır. Oysa nitelikli sohbet işitilenler üzerinde odaklanmıştır. Bu konuda dikkat edilmesi gereken hususlar; konuşurken göz temasının sürdürülmesi, dinlerken başka bir şeyle meşgul olunmaması, duyguların açığa çıkmasına özen gösterilmesi, vücut dilinin gözlemlenmesi ve konuşanın sözünün kesilmemesidir. Nitelikli sohbetin yalnızca anlayarak dinlemeyi değil, aynı zamanda kendini açıklamayı da gerektirdiği açıklanmaktadır.

Nitelikli faaliyetler kişilerin ilgi duyduğu her şeyi kapsayabilir. Amaç birlikte bir şey yaşamak ve bu yaşantıyı tamamlamaktır. Bu sevgidir ve sevginin sesidir. Nitelikli faaliyetlerin en önemli yan ürünü, gelecekte yararlanılacak bir hatıra bankası sunmalarıdır. Kazanılacak şey sevildiğini hisseden bir eşle yaşamak ve onun sevgi dilini akılcı bir şekilde konuşmayı öğrenmenin zevkidir.

İncelenen her kültürde, armağan verme, sevgi-evlilik sürecinin bir parçasıdır. Armağanın kendisi hatırlama düşüncesinin bir sembolüdür. Birisine bir armağan vermek için onu düşünüyor olmak gerekir. Armağanın kendisi bu düşüncenin bir sembolüdür. Armağanın para ile alınıp alınmadığı önemli değildir. Önemli olan yalnızca zihindeki düşünce değil, armağanı fiilen alma ve onu bir sevgi ifadesi olarak sunma düşüncesidir. Armağanlar sevginin yükselişinin sembolleridir. Semboller duygusal değer taşırlar. Armağanlar ne pahalı olmak zorunda, ne de her hafta verilmek zorundadır. Bu öğrenilmesi en kolay sevgi dilidir.

Hizmet davranışları sevilen kişinin yapılmasından hoşlandığı şeyleri yapmasıdır. Bu davranışlar eşlerin birbirine hizmet ederek memnun etmeye, birbirleri için bir şeyler yaparak sevgilerini ifade etmeye çabalamalarıdır. Ricaların sevgiye yön verdiği ama taleplerin sevgi akışını engellediği ifade edilmektedir.

Evlilikten önce eşlerin bir birleri için yaptıklarının, evlilikten sonra yapacaklarının göstergesi olmadığı belirtilmektedir. İnsanlar eşlerini en çok kendilerinin en derin duygusal gereksinimleri olduğu alanlarda yüksek sesle eleştirirler. Eleştiriler, sevgi için yalvarmanın etkisiz bir yoludur. Bu anlaşılırsa, onların eleştirilerine daha yapıcı bir şekilde yaklaşılmasının gerektiği ortaya çıkar denilmektedir.

Fiziksel temas sevgiyi iletme yollarından birisidir. Evlilikteki sevgiyi iletmek için de güçlü bir araçtır ve bazı insanlar için öncelikli sevgi dilidir. Bazı insanlar fiziksel temas olmadan sevildiklerini hissetmezler. Onunla sevgi depoları doludur ve eşlerinin sevgisi konusunda kendilerini güvende hissederler. Bir ilişkiyi yaratan da bozan da fiziksel temastır. Bu dil sevgiyi olduğu kadar nefreti de iletebilir.

Eşimize her fırsatta onu sevdiğimizi ifade edelim, hediyelerle gönlünü alalım, hoş sohbet, onay sözleri ve nitelikli beraberliklerle bağlarımızı güçlendirelim, El ele verip muhabbetle mümince bir hayat yaşayalım.

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın