Zor Zamanda Aileyi Konuşmak

Zor zamanda konuşmak da zordur susmak da…

Ne söylenenin anlaşıldığı, kimsenin kimseyi dinlemediği, ne de sözün değerinin kalmadığı zor
zamanlar vardır. Ahir zaman fitneleri bu olsa gerek dediğiniz zamanlar. Müslümanın müslümanı
kırdığı, öleninde öldüreninde ‘Allah-u Ekber’ diye bağırdığı , kimin düşman kimin dost olduğunun tam anlaşılmadığı zor zamanlar vardır.


Böyle zamanlarda sığınacak limanlar gibi bilge insanlar arar toplum. Mevlana gibi engin, Yunus Emre gibi arı, duru, samimi, içten insanlar arar. Yüreğinin yarasını saracak, içindeki alevlere su serpecek, sızlayan gönlünü dindirecek birkaç kelam etmek ister. Daha çok susmak ister insan, ne söylese anlamsız kalacak diye düşünür. Sukutun derinliğinde, dili kalbinde Hak aşıkları ile buluşur insan.

“Bekle dost kapısın sadık dost isen / Gönüller tamir et ehli dil isen 
Sevda sahrasında Mecnun değilsen / Ne Leyla’yı çağır ne çölü incit” 

Zor Zamanda Aileyi, Evliliği Konuşmak..

Zor zamanda aileyi, evliliği, nikahı, düğünü, bayramı… vs konuşmak zordur. Bazen hafiflik, dertsizlik,
boş vermişlik, dünyaya-eğlenceye dalmışlık gibi algılanır.

Türkiye ve dünya zor şartlar altında iken evlilik ve aile işleri ile uğraşılır mı.. Terör belası ile uğraşırken, dünyada şer güçler bizlere saldırırken,ekonomik-siyasi bir savaş ortamı varken aile, evlilik, nikah, düğün, ziyaret.. vs konuşulur mu.. Müslümanların bu kadara derdi varken sen ne dertsizsin.. der insanlar..

Suriye’de , Irak ta, Afganistan’da ,Myanmar ‘da…dünyanın her yerinde Müslümanlar zulüm
altındayken sen aileyle, nikahla, evlilikle, gençleri evliliğe teşvik etmekle mi uğraşıyorsun.. diye sitem
edenler olur.

Bu soruları ve sitemleri dostlardan da duyuyoruz, kendi iç dünyamızda da tartışıyoruz.Acaba yanlış
mı yapıyoruz..? Gerçeklerden uzak fildişi kulelerde yaşayan insanlar gibi miyiz.?

İslam toplumunun temeli meşru nikâhla kurulmuş ailedir.

Evliliği, nikahı, aileyi konuşmak, İslam toplumunun temelini sağlamlaştırmak ve korumaktır. Meşru
olanı teşvik etmek, gayrimeşru olanı engellemektir aynı zamanda. İslam toplumu meşru olanı teşvik
eder, gayrimeşru olanı , fuhşu, sapıklığı, homoseksüelliği , zinayı yasaklar

Evliliği, nikahı, aileyi konuşmak ve desteklemek Müslümanların geleceğini bina etmektir. Sağlam bir
toplum yapısı ancak sağlam kurulmuş ailelerle mümkün olabilir.

Evlilik, nikah bütün Peygamberlerin sünneti ve tavsiyesidir. Bizde bu tavsiye adet olmuştur ’Allah’ın
emri , Peygamberin kavli’ ile deriz..

İslam toplumunu oluşturmak, gençlerimizi geleceğe hazırlamak, davamızın nesillerimizde devam
etmesini sağlamak istiyorsak nikahı, evliliği ve aileyi çok önemsemek, teşvik etmek zorundayız.

Kıyamet kopacak bile olsa elindeki fidanı dik der Resulullah. En zor zamanda bile hayırları yapmaya,
güzellikleri çoğaltmaya çalışmaktır bize yakışan. .Hem en zor meseleleri konuşacağız, Suriyeyi,
Yemeni, Irakı, Afganistanı, Myanmarı…vs konuşacağız. Hem de Mümin’ce yaşamayı, dostluğu,
kardeşliği, sohbeti, muhabbeti, evliliği ve nikahı..yaşamaya, yaşatmaya çalışacağız.

Yol üzerinde insanlara eziyet veren şeyleri kaldırmak imanın şubelerindendir der Resulullah.
Gençliğin aklını çelen, fuhşa, gayrimeşruya yönlendiren, şehvet tuzağına düşüren ..şeytanlara karşı
en etkili ilaçtır nikah ve evlilik..

Asr’a Yemin olsun ki..
Asr suresi insanlığı yeniden ihya edecek, baştan sona düzeltecek bir hikmet ve genişliğe
sahiptir. Her zaman ve asırda, her mekan ve durumda size kurtuluşun anahtarını verir.

İman edip Salih ameller işleyerek, iyiliği ve güzelliğ çoğaltmayı tavsiye eder.

Asra,akıp giden zamana, and olsun ki../ İnsanoğlu muhakkak ki ziyandadır.

İman edip Salih ameller işleyenler /birbirine Hakkı ve Sabrı tavsiye edenler müstesna..

Evet bize emir olunan, tavsiye olunan, her asırda, her zamanda, her şartta İman edip, Salih amel
işlemek, Hakkı ve Sabrı tavsiye etmektir. Salih amelleri, güzellikleri, iyilikleri çoğaltmak, dünyada ve
toplumda iyinin ve güzelin hâkimiyetini sağlamak için çalışmaktır.

Bizim derdimizle dertlenmeyen bizden değildir.

Bir kul kardeşine yardım ederse Allah CC da onun işlerine yardım eder hadisi şerifi en güzel
mükafattır bize. Kardeşlerimizin her hayırlı işine yardım etmek hayır kapısıdır kıymetini bilene..
Müminlerin işlerine ihtimam göstermeyen bizden değildir der Peygamberimiz. (Ramuz 447/1)

Şam’ da minber yapan usta…
Anlatılır ki Şam’da çok kaliteli Minber yapan bir usta varmış. En güzel minberini yapıp
atölyesinin bir kenarına koymuş. Kimselere satmaz, hiçbir bahaya değişmezmiş. Soranlara da
‘Ben o minberi Kudus ‘te Mescid-i Aksa için yaptım, o minber ancak oraya yakışır’ dermiş.
Gülermiş, insanlar alay ederlermiş usta ile. Kudus haçlıların elindeyken, İslam ümmeti bölük
bölük dağınıkken kim koyacak o minberi Mescid-i Aksa ya derlermiş. Usta soranlara dermi ki ;
‘Ben bir ustayım, elimden gelen en iyi minberi yapmaktır. Elbet bir gün o minberi yerine
koyacak Selahaddin gibi bir yiğit gelecektir.

Bizde her birimiz işimizi iyi yapsak, ailemizi sağlam mümin aileler, evlatlarımızı sağlam mümin
evlatlar yetiştirsek Allah bize de Salih kullarına vaat ettiği Nizam-ı Âlemi ihsan edecektir.
‘Bir toplum neye layık ise öyle idare olunur’ ilahi hükmünce İslam’ın o güzel toplumuna
kavuşmak için ona layık insanlar, ona layık aileler ve ona layık toplumlar olmalıyız. Hem tüm
cihandaki mazlumların yardımcısı, hamisi, dostu, kardeşi olmalıyız. Zalimlerin hasmı, rakibi,
zulmüne mani olan olmalıyız. Hem de hayatı Müslümanca yaşamanın, dostluğun, kardeşliğin ,
ailenin, ticaretin… gereğini yapmalıyız.

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın