Çamlıca’da Habername Yazarlarıyla Dostluk ve Sohbet Kahvaltısı
27 Ağustos Çarşamba sabahı, İstanbul-Çamlıca’da serin esintiler eşliğinde Birikim Biricik
Anaokulu’nun yemyeşil bahçesinde bir araya geldik. Bu buluşma, sadece bir kahvaltıdan
ibaret değildi; aynı zamanda fikirlerin, dostlukların ve ortak değerlerin paylaşıldığı anlamlı bir
buluşmaydı.
Habername yazarları olarak, yazılarımızı ve fotoğraflarımızın ardında tanıştığımız nice isimle
yüz yüze gelmenin heyecanı içindeydik. Her biri kendi alanında söz sahibi, düşünce
dünyamıza katkı sunan dostlarla aynı sofrada olmak, kelimelerin ötesinde bir bağ kurmamıza
vesile oldu.
Kahvaltının Ötesinde: Gönül Sofrası
Kolej bahçesindeki kahvaltı masası, sadece peynir, zeytin, nefis börekler ve çaydan
oluşmuyordu. O sofrada samimiyet vardı, yılların birikimiyle oluşmuş dostluklar vardı. Her
sohbet, bir makale kadar derin; her tebessüm, bir paragraf kadar anlamlıydı.
Gündemden edebiyata, medyadan toplumsal meselelere kadar uzanan sohbetler, farklı bakış
açılarını bir araya getirerek zihin açıcı bir atmosfer oluşturdu. Kimimiz yeni projelerden
bahsetti, kimimiz geçmişin izlerini taşıyan anılarla duygulandı.
Birlikte Olmanın Gücü
Bu buluşma, bize bir kez daha gösterdi ki yazmak yalnız bir eylem gibi görünse de, aslında
büyük bir topluluğun parçası olmak demektir. Kalemlerimiz farklı olsa da niyetimiz birdi:
hakikati aramak, güzeli paylaşmak, iyiliği çoğaltmak.
Çamlıca’daki bu sabah, sadece bir günün anısı değil; aynı zamanda geleceğe dair
umutlarımızın da başlangıcı oldu. Yeni fikirler, yeni iş birlikleri ve en önemlisi, daha sık bir
araya gelme arzusu içimizde olarak ayrıldık.
Sezai Karakoç’un Yedinci oğlu
Kahvaltıda da dile getirdiğim gönlüme gelen şu iki hususu belirtmeden geçemeyeceğim:
Birikim Biricik Ana okulu ve edu koleji kurucusu olan Belma-Zeki uysal ailesinin hem
Türkiye’de hem de İngiltere merkezli olarak yurtdışında yaptıkları güzel çalışmaları dinlerken
çok memnun olduk. Asfa kolejinden ilham alarak tüm dünyaya sundukları medeniyetimizin
değerlerini nasıl yaşattıklarını anlatınca geleceğimiz adına umutlandık
Habername editörü Kemal Bozkurt Bey’in de Akra Radyomuzdan başlayan yayıncılık
serüveni Amerika’dan Türkiye’ye ve tüm dünyaya kurduğu gönül köprüleri ile devam
ediyordu. Adeta Mevlana’nın pergel metaforunda olduğu gibi bir ayağı İslam medeniyeti ve
Türkiye’de sabit diğer ayağı ile tüm dünyayı dolaşan bir zamane tebliğcisi gibiydi.
Konuşmasında dünyanın her yerinde samimi güzel müminlerle olan dostluk bağını dinleyince
o da bize ayrı bir ümit ve sevinç verdi.
Bu güzel ve özel örnekler güneşin batıdan doğuşunu müjdeleyen güzel haberlerin başlangıcı
olarak bizi sevindirdi. Son iki asırdır bizi üzen modern dünyanın, batının mitolojik efsanelerinde olduğu gibi İslam medeniyetimizin çocuklarını yutan bir ejderha misali insanımızı yozlaşan, yabancılaşan kendi medeniyetine düşman eden hikayelerinin yanında yeni ve güzel hikayelerin yazıldığını öğrendik.
Sezai Karakoç’un batıya giden yedi oğul hikayesindeki gibi artık giden yiğitlerin batıda
kaybolmadığı aksine tüm insanlığın muhtaç olduğu İslami değerleri batıya taşıdıklarını bizlere
gösterdi .
Anamızın Duası Salih Dostlarla Birlikte olmak
Diğer husus ise salih mümin güzel kaliteli insanların bir araya gelmesinin oluşturduğu sinerji
ve kalitenin ne kadar büyük bir güç olduğunu bir daha gördük.
Bu güzel dostlar buluşmasını Anadolu’daki kadim dualardan birisi olan ‘Allah iyilerle
karşılaştırsın, Hızır yoldaş’ın, Evliyalar gardaşın olsun’ sözünün bir tecellisi olarak
gördüm .
Bu tecelli insanı geliştirip güzelleştirdiği gibi, birlikte olduğu güzel insanlara benzeyip salih
olmaya yöneltiyor, aynı zamanda bozulmuş çağın ve çevrenin yanlış etkilerinden de koruyan
bir güce sahip oluyordu.
Her dost bir derya; Projeler, Tavsiyeler
Evet o gün her kardeşimizden çok özel ve güzel şeyler dinledik.
Kemal Bozkurt’tan Amerika’daki İslam alimi Siraç Vehhac ın selam üçlemesinin gücü ve
güzelliğini yaşadık. Aynı selam üçlemesini zaman zaman ben de gençlerle muhabbet ve
kaynaşma için yapıyordum onun da böyle davrandığını öğrenince mutlu oldum.
Belma hanımın ve Zeki Bey’in İngiltere’ye giden Müslüman öğrencilere nasıl sahip
çıktıklarını kol kanat gerdiklerini, helal lokma hassasiyetlerini öğrendik.Belma-zeki uysal
beylerin kızlarının da nasıl gayret ve muhabbetle programa katıldıklarını ve artık işi anne ve
babalarından devralmaya hazır olduklarını sevinçle gördük.
Aynı zamanda Kemal bozkurt Bey’in kız kardeşleri Safinaz ve Hacer Hanımların
programdaki emeklerini ve zaman zaman Kemal Bey’e tatlı sert ikazlarına görünce aslında
işin mutfağında hanımefendiler olduğunu daha iyi anladım.
Mustafa Altınsoy’dan yıllarca eğitimciliğin verdiği derin tecrübelerden oluşan kitabının
yazılma hikayesini dinledik. Ayrıca Habername yazılarının arkadaşlarımız tarafından kendi
sosyal medya hesaplarından paylaşılmasının önemini vurguladı.
Belçika’da yaşayan Turgut Tunç bey Sosyal Medya ayağının zayıf olduğunu vurgularken,
Ferhan Sude hanımda sitenin ara yüzünün eski ve yetersiz olduğunu yenilenmesi gerektiğini
söyledi.
Ömer Yazıcı sitede farklı bakış açıları ve muhalif yazarların da olması gerektiğini,
haberciliğin 15 sene sonra nerede olacağını düşünerek ona göre hazırlık yapılmasını tavsiye
etti.
Necmi Sarıyer görüntülü röportajı en çok izlenen yazarı olarak Habername ailesine proje
teklifi sundu. Server Vakfının A New Person kanalında yayınlanan hidayet hikayelerinin tüm
dünyadaki Müslümanlara hitap ettiğini ve bunların yeni Müslüman olan insanlarla
paylaşılmasının önemini anlattı. Server Vakfının 8 Milyar insana hitap eden projelerine destek
olmanın ve alimlerin izinde zamanın ruhunu yakalamanın önemini vurguladı.
Mehmet Zeki Deveci kardeşim artık günümüzde insanların ve özellikle gençlerin yazılı
metinleri okumadıklarını daha çok görsel medyaya ilgi gösterdiklerini Habernamenin de kısa
videolarda haberlerini daha iyi anlatacağını söyledi ve özel jüri de bu teklifi en iyi teklif
olarak kabul etti kendisine özel bir hediye olarak seccade hediye edildi.
Sema Altındiş hanım Habername’nin kültür ve sanat yönünün eksik olduğunu gençliği
yakalamak açısından kültür ve sanat yazılarına ağırlık vermenin gerekliliğinden bahsetti.
Habername ekibib bu yönü ihmal ederken NBA ligi akreditasyonu ve spor yorumculuğu ile
gençlere ulaşmaya çalıştıklarını anlattı.
Avukat Sezai Çiçek Bey’in çok özel hatırası şair yazar mütefekkir Sezai Karakoç’un
cenazesine katılması ve özel bir nasip olarak cenazeyi mezara indirmesini dinledik. Sezai
Karakoç’a olan hayranlığı ve derin sevgisi ona bu şerefi nasip etmişti.
Sezai Bey anlatım uslübuyla, detaylara hakimiyeti ile adeta ‘Gün olur asra bedel ‘ romanı
gibi bir cenaze namazından bir mufassal roman yazabilecek yetenekte bir yazar Maşallah.
Recep Koçak ağabeyden de İslam dergisinde başlayan yayıncılık ve yazarlık serüvenin
Akra’da devam ettiğini ve bir çok kabiliyetli arkadaşı yayın dünyamıza nasıl kazandırdığını
dinledik.
Daha burada hatırlayamadım sayamadığım çok güzel tavsiyeler ve hatıralar vardı. İsmini
anamadığım, tavsiyelerini yazamadığım dostlar haklarını helal etsinler.
Programa yapabileceğim tek eleştiri hafta içi mesai günü olması dolayısıyla bir çok
arkadaşınızın mesaiye gitmek durumu nedeniyle zaman kısıtlılığıydı.Tekrar bir arada olmak
ve buluşmak muhabbet etmek dileğiyle…

Bir yanıt bırakın
Yorum yapabilmek için oturum açmalısınız.