Kâinatta mikrodan makroya her ölçekte hayranlık uyandıran bir düzen ve hikmet göze çarpar. Bu düzen, yalnızca fiziksel yasalarla açıklanamayacak kadar derin ve anlamlıdır. Gören gözler için bu, doğanın ötesinde bir sanatkârın eseridir.
Adeta yüce bir sanatkar eşsiz muhteşem eserlerini sergilemekte yüceliğini ve kudretini görülmesini istemektedir. Eğer ilim adamları bu muhteşem sanata bilim ve hikmetle bakmazsa ‘Doğa ‘ diye meçhul bir güce inanmakta ; ilim ve irfan gözüyle bakanlar yüce bir yaratıcının eşsiz sanatını görmektedir.
21 Aralık Pazar sabahı Prof. Bayram Ufuk Şakul’un ‘Muhteşem Yolculuk’ konferansında ifade ettiği gibi, bu yolculuk hem bilimsel hem de manevi bir tefekkür vesilesidir. Tıp ilmiyle Kur’an’ın işaret ettiği hakikatler arasında kurulan bu köprü, insanı sadece bilgiyle değil, iman ve hikmetle de donatır.
İnsan, varoluşunun en başında bir damla sudur. Bu damla, babadan gelen sperm hücresiyle anneden gelen yumurtanın buluşmasıyla başlar. Bu buluşma, sadece biyolojik bir birleşme değil; aynı zamanda varoluşun en derin sırlarını barındıran bir mucizedir. Kur’an-ı Kerim’de “Biz insanı karışık bir nutfeden yarattık” (İnsan Suresi, 2. Ayet) buyrularak, bu ilk adımın ne kadar anlamlı olduğu vurgulanır.
1. Aşama: Nutfeden Zigota
Erkek üreme hücresi olan sperm, dişi üreme hücresi olan yumurtaya ulaştığında, milyonlarca sperm arasından yalnızca biri yumurtayı döller. Bu safhaya kadar hem sperm hücresi hemde ovum çok ince elemelerden ve seçilmelerden geçerek milyonlarca hücreden biri bu döllenmeyi başarır.
Bu birleşme sonucunda “zigot” adı verilen tek hücreli bir yapı oluşur. Zigot, insanın ilk hücresidir. Bu hücrede, annenin ve babanın genetik bilgileri birleşmiş, yeni bir hayatın planı yazılmıştır.
Zigot, bölünmeye başlar. Her bölünme, yeni bir aşamanın kapısını aralar. Hücreler çoğalır, farklılaşır ve her biri belirli bir görevi üstlenmek üzere programlanır. Bu noktada, sadece biyolojik bir süreç değil, aynı zamanda büyük bir düzenin ve hikmetin izleri görülür.

2. Aşama: Morula ve Blastokist
Zigot, rahme doğru yol alırken sürekli bölünür ve “morula” adı verilen hücre yumağını oluşturur. Ardından bu yapı, içi sıvı dolu bir keseye dönüşerek “blastokist” adını alır. Blastokist, rahim duvarına tutunur ve burada gelişimini sürdürmeye başlar. Bu tutunma, adeta bir tohumun toprağa düşüp kök salması gibidir.
Kur’an’da bu aşamaya “alaka” (asılıp tutunan şey) denir: “Sonra onu bir alaka (embriyo) olarak yarattık.” (Mü’minun Suresi, 14. Ayet). Bu ifade, bilimsel olarak da rahim duvarına tutunan embriyonun durumunu tarif eder.
3. Aşama: Embriyo ve Organ Gelişimi
Blastokist, rahim duvarına yerleştikten sonra embriyo adını alır. Bu dönemde hücreler, farklı organlara dönüşmek üzere özelleşmeye başlar. Kalp atmaya başlar, sinir sistemi şekillenir, beyin kıvrımları oluşur. Gözler, kulaklar, eller ve ayaklar belirginleşir. Her bir detay, sanki görünmeyen bir el ve yaratıcı kudret tarafından özenle işlenir.
Kur’an’da bu aşama şöyle anlatılır: “Sonra o alakayı bir mudgaya (bir çiğnem et parçası) çevirdik.” (Mü’minun Suresi, 14. Ayet). Bu “mudga”, şekilsiz ama potansiyel taşıyan bir yapıdır. Ardından kemikler oluşur, kaslar bu kemiklere sarılır. Bu süreç, hem biyolojik hem de manevi bir derinlik taşır.
4. Aşama: Ruhun Üflenmesi ve Canlılık
Embriyo, belirli bir gelişim aşamasına ulaştığında, ona ruh üflenir. Bu, sadece bir bedenin değil, bir şahsiyetin, bir kaderin, bir insanın doğuşudur. Kur’an’da bu aşama şöyle ifade edilir: “Sonra ona ruhumdan üfledim.” (Secde Suresi, 9. Ayet). Artık o, sadece bir hücre yığını değil; hisseden, düşünen, inanan bir varlıktır.
Sonuç: Hikmetle Örülmüş Bir Yaratılış
İnsanın anne karnındaki bu yolculuğu, sadece biyolojik bir süreç değil; aynı zamanda derin bir hikmetin, ilahi bir sanatın tecellisidir. Her hücre bölünmesinde, her organın oluşumunda, her detayda bir plan, bir ölçü, bir anlam vardır. Bu süreci sadece doğa yasalarıyla açıklamak, bu muazzam düzenin arkasındaki kudreti görmezden gelmektir.
Bu mıuhteşem yolcuğu bilimsel olduğu kadar hikmet dolu bir anlatımla bizlerle paylaşan Prof.Bayram Ufuk Şakül Hocam ‘Ben her ders anlattığımda bu muhteşem yaratılış karşısında gözlerim yaşarır ve odamda secdeye kapanırım’ dedi. O’nu dinlerken ‘Allah’tan, kulları içinde ancak âlim olanlar (gereğince) korkar. Şüphesiz Allah, mutlak güç sahibidir, çok bağışlayandır.” (Fatır Suresi 28.ayet) ayetinin manasını daha iyi anladım.
Prof.Dr.Bayram Ufuk Hoca’dan Seçme Sözler
*İlim, bilimi de kapsayan ve aşan bir birikimdir. İlim, bilimle hikmetin birlikte olması ile anlaşılır.
*Evrim, Allah’ın yaratışı ve iradesi sınırları içerisindedir.
*Spermlerin en büyük katili sigaradır.
*Mutajenler (Fast food, Katkı maddeleri..) en çok sperm ve ovumlara zarar verir
*İnfertilitenin en sık nedenleri sigara, fast food ve katkı maddeleridir.
*Kız çocuklarına röntgen filmi çektirirken özellikle doğuştan ergenliğe (Puberte) kadar overleri koruyacak şekilde dikkat edilmeli yoksa radyasyondan dolayı ovumda mutasyon olabilir


Bir yanıt bırakın
Yorum yapabilmek için oturum açmalısınız.