Özbekistan ve Ali Şir Nevai Dostları

Özbekistan Türkistan’ın kalbi ve manevi merkezi olan bir ülke. Buhara, Semerkand, Hive ve Taşkent gibi İslam medeniyetinin merkezi olan şehirleri ve Horasan Bölgesinin bir parçası olan Fergana Vadisi ile de İslam toplumunun önemli ilim ve irfan merkezlerinden birisidir. Aynı zamanda başta sahabilerden biri olan Kussam İbni Abbas hazretleri olmak üzere Şah-ı Nakşibendi Muhammed Bahaeddin Hz, Abdulhalik Gücdüvani, Ubeydullah Ahrar hz ve İmama Buhari-İmam Maturidi gibi zirve alimlerinin ülkesi olarak bilinir.

Özbekistan Türkistan’ın kalbi ve manevi merkezi olan bir ülke. Buhara, Semerkand, Hive ve Taşkent gibi İslam medeniyetinin merkezi olan şehirleri ve Horasan Bölgesinin bir parçası olan Fergana Vadisi ile de İslam toplumunun önemli ilim ve irfan merkezlerinden birisidir.

Aynı zamanda başta sahabilerden biri olan Kussam İbni Abbas hazretleri olmak üzere Şah-ı Nakşibendi Muhammed Bahaeddin Hz, Abdulhalik Gücdüvani, Ubeydullah Ahrar hz ve İmama Buhari-İmam Maturidi gibi zirve alimlerinin ülkesi olarak bilinir.

Özbekistan Hakkında Kısa bilgiler

19. yüzyılda Türkistan Rus İmparatorluğu‘nun kontrolüne geçti. Taşkent bu dönemde Rus işgalindeki Türkistan‘ın başkenti oldu. Sovyetler Birliği 1924’te Türkistan’ı parçalayarak Özbekistan Sovyet Sosyalist Cumhuriyeti‘ni kurdu. Sovyetler Birliği’nin dağılmasının ardından 1991’de Özbekistan Cumhuriyeti ilan edildi. Ülkeyi kuruluşundan 2016’ya dek yönetmiş olan İslam Kerimov ‘un ölümünün ardından yeni cumhurbaşkanı Şevket Mirziyaev ülkede serbest ekonomiye geçiş için çalışmalar başlattı ve Özbekistan’ın komşularıyla ilişkileri daha da iyileşti. 

Özbek ekonomisi hâlen serbest piyasa ekonomisine geçiş sürecindedir. Ülkenin dış ticaret politikası ithal ikamesine (ithalat ürünlerinin yurt içinde üretilmesi) dayanır. Özbekistan dünyanın en büyük pamuk ihracatçılarından biridir. Sovyet Dönemi’nden kalan dev enerji üretim tesisleri ve doğal gaz kaynakları ülkenin Orta Asya’daki en büyük elektrik üreticisi olmasını sağlamıştır. Ülke Türk Konseyi, BM ve Şanghay İşbirliği Örgütü üyesidir.

Bizim Özbekistan ve Horasan erenler diyarı ile gönül bağımız Ahmed Yesevi hazretlerinden ve Anadoluyu İslamlaştıran Horasan erenlerinden dolayıdır. 1990 lı yıllardan itibaren de çok sayıda dostlar sayesinde bu gönül bağı pekişmiş oldu. En son Nevai Üniversitesi rektörü Muhyiddin Kalanov sayesinde aldığımız Fahri Profosörlük ünvanı ile de daha çok sağlamlaştı.

Nevai Üniversitesi Rektörü Muhyiddin bey bu ünvanları Prof. Necdet Sağlam ile bana verirken, sadece Tıbbi tedavi ve destek için değil, aynı zamanda Özbekistan halkıyla dostluk Ve Ali Şir Nevai ile olan muhabbete binaen verdiklerini söyledi. Bu söz bana yıllar önce Özbekistan’lı dostum Prof. İbrahim Hakkulov’dan öğrendiğim Ali Şir Nevai’den bir beyiti hatırlattı.

Ehl-i Mana meclisinde zinhar ar eyleme gedalıktan / Bil ki bu hal artuktur ehl-i dünyada sultanlıktan

(İlim İrfan meclisinde hizmetçi olmaktan utanma/ Bil ki bu hal ehl-i dünya meclisinde sultan olmaktan daha değerlidir.)

Bu vesile ile Özbekistan ve Ali Şir Nevai hakkında bir yazı yazmak, ülkemizde bu değerli ülke ve şairimiz hakkında daha fazla ilgi uyandırmak istedim.

Ali Şir Nevai hayatı ve eserleri

Özbekistan’ın en çok tanınan şair, yazar ve devlet adamlarından Ali Şîr Nevâî 1441-1501 yıllarında yaşamıştır.O zamanlar devlet ve edebiyat dili olarak Farsça kullanılmasına karşı Türkçeyi yüksek bir sanat dili halinde işlemeye çalışan ve Türk diline değer kazandıran üstün bir bilgin ve devlet adamıdır.1441’de Herat’ta doğdu. Babası Timur’un meliklerinden Sultan Ebû Said’in veziri idi. Ali Şîr Nevâî’nin ilk eğitimini babası verdi. Daha sonraki eğitimine Horasan ve Semerkant’ta devam etti. Sultan Hüseyin Baykara ile okul arkadaşı idi.

Sultan Hüseyin Baykara, Herat’ta yönetimin başına geçince, Ali Şîr Nevâî’yi önce mühürdar yaptı. Daha sonra vezirlik görevine tayin etti.Görevi sırasında bol bol kitap okumak, ilim çevreleriyle sohbet etmek ve araştırma yapmak imkanı bulan Ali Şîr Nevâî, bir süre sonra İstifasını Hüseyin Baykara’ya sunduysa da kabul edilmedi. Aksine Esterebad Valiliği’ne tayin edildi.

Ali Şîr Nevâî, valilik görevinde fazla durmadı ve 1490 yılında ayrıldı. Ali Şîr Nevâî’nin ailesi çok zengindi. Onun için devletten hiç maaş almadığı gibi devlete yardım da etti. Ali Şîr Nevâî topluma ve insanlığa hizmet etmekten büyük sevinç duyardı. Bu düşünceden hareketle çeşitli vakıflar kurdu. Valilik görevinden ayrıldıktan sonra bilim ve sanat konularında yoğunlaşan Ali Şîr Nevâî, 1501 yılında doğduğu şehir olan Herat’ta vefat etti.

Ali Şir Neva inin edebi Kişiliği

Şiirlerini Türkçe ve Farsça yazan Ali Şîr Nevâî, Arapçayı da çok iyi öğrenmişti. Meşhur ilim adamlarından Molla Cami, onun şiir arkadaşlarındandır. Türkçeyi yüksek bir edebi dil haline getirmeye çalıştı. Çağatay Türkçesiyle yazdığı eserler, Türk edebiyatının temel taşları arasında yer alır.

Kaşgarlı Mahmut‘tan sonra Türk diline en büyük hizmet eden kişi olarak tanınan Ali Şîr Nevâî, Muhâkemetü’l-Lügateyn adlı kitabında Türkçe ile Farsça’yı karşılaştırarak pek çok yerde Türkçe’nin üstünlüğünü savunmuştur. Ali Şîr Nevâî, bu kitabını Türkçe’yi bırakarak eserlerini Farsça verenlere ithafen yazmıştır.

Ali Şîr Nevâî, Türkçe yazdığı şiirlerinde Nevâî, Farsça yazdığı şiirlerinde ise Fanî mahlaslarını kullanmıştır. Ali Şîr Nevâî’nin dördü Türkçe, biri de Farsça olmak üzere beş ayrı divanı vardır. Türkçe divanlarının genel adı Hazâinü’l Maânî‘dir. Türkçe divanlarını, Garâibü’s-Sağîr, Nevâdirü’ş Şebâb, Bedâyiü’l-Vasat ve Fevâidü’l-Kiber adları altında yazmıştır.

Beş mesnevisinden meydana gelen Hamse’si ile Türk edebiyatının ilk hamse yazarı Ali Şîr Nevâî’nin divanlarından hariç 18 ayrı eseri daha vardır.

Şiirlerinden Örnekler

Ali Şîr Nevaî’nin şiirleri genellikle davaya bağlılık, dostluk, dürüstlük, alçakgönüllülük, fedakarlık, aşk, ayrılık, sabır ve tasavvuf temalarını işler. İşte birkaç örnek:

 Bağrıma, ey ayrılık dikeni! her zaman saplanma / Ey gönül! Yüz eziyet gelse; göze başkasını alma. Bin bela yüzlense ey can! Yardan ayrılma./ Olsa yüz bin canım al ey hicran! Lakin kılma / Yarimi benden cüda; yahut beni ondan cüda

Ey sabr! Seninle her gamı hoş gördüm ben / Her cefayı gül gibi kokladım ben./ Yârden ayrı düşsem de, vuslat hayaliyle/ Her geceyi bayram ettim ben.

Nevayi kendi kardeşi Derviş Ali’ye şöyle nasihat bulunur

Ademi erseng demegil ademi/ Anın ki yok halk gamından gamı.

Halkın, insanların gamını kendi gamın gibi düşünmeyene Adam denmez.

Nevasiz ulusun neva bahşi bol/ Nevayi yaman bolsa sen yahşi bol.

Biçare muhtaç ve derti insanlara merhamet ve lütufta bulun. Eğer Nevayi’yi iyi kişi olarak görmüyorsan, Sen iyi ol insanlara iyilik yap.

Ali Şir Nevai’den Nevai Üniversitesine

Nevai bölgesi Özbekistan’ın en genç bölgesidir. İdari merkezi olan Nevai şehri 1958’de kuruldu. Şehrin inşası için yer tesadüfen seçilmedi. Madencilik ve metalürji endüstrisi burada aktif olarak gelişiyor.

Bölgenin eski bir tarihi var. Sarmışsay vadisinde değerli arkeolojik buluntular bulundu ve Nurata Sıradağlarının güney yamacında antik kaya resimleri keşfedildi. Bölgenin en güzel yerlerinden biri olan Aydarkul Gölü, bozulmamış güzellikte bir yerdir.

Bir zamanlar o yıllar için büyük önem taşıyan bölgenin topraklarından ticaret yolları geçiyordu. Çeşme dini kompleksi ve 11. yüzyılda Rabat-i-Malik’te inşa edilmiş bir zamanlar görkemli kalenin kalıntıları bu topraklarda yer almaktadır.

Bölge, Özbek şair, filozof ve devlet adamı Ali Şir Nevai’nin adını almıştır. Şair, eserlerinde davaya bağlılığı, dostluğu, kardeşliği, alçakgönüllülüğü, dürüstlüğü, vicdanlılığı, eğitime bağlılığı çok takdir ve yüceltmiştir.

Bugün Nevai bölgesi, diğer ihracat ürünlerinin yanı sıra en yüksek standartta altın üreten ünlü Nevai Madencilik ve Metalurji Kombinesinin bulunduğu bir sanayi merkezidir. Ülkemizdeki ilk Nevai Serbest Ekonomik Bölgesi Nevai bölgesinde kurulmuştur.

Nevai Üniversitesi

2016 Yılından beri Özbekistan başkanı olan Şevket Mirziyaev bir çok açıdan ülkenin gelişmesi ve kalkınması için adımlar attı. İlim ve sanat adamlarına çok önem verdi. Yurtdışında eğitim alan bir çok Özbek ilim adamını getirerek ülkelerine hizmet için onları üniversitelere yerleştirdi. Nevai Üniversitesinin rektörlüğüne de İngiltere’de Oxford Üniversitesinde İktisat Profosörü olan Muhyiddin Kalanov’u getirdi. Başkanın özel isteği ve daveti ile Rektör olan Muhyiddin Bey üniversitenin gelişimi ve tanıtımı ile ilgili çok başarılı çalışmalara imza atıyor. Törende yaptığı konuşmanın kısa bir özetini veriyorum.

Selamünaleyküm, Kıymetli Dostlar …

Özbekistan’dan, Nevayi Eyaletinden , Nevayi Devlet Üniversitesinden, Ebu’l Hasan ( Hüseyin) Hazretlerinin, Yesevi yolunun takipçilerinden Şeyh Kasım Hazretlerinin  topraklarından  size selamlar ve sevgiler getirdim.

Nevayi şehri ismini alim, arif, edip, sufi, devlet adamı, büyük ve mümtaz şair Ali Şir Nevayi Hazretlerinden almıştır.  Nevayi şehrine bir saat mesafede tasavvuf yolunun büyüklerinden, Tabakatu’s Sufiyye’de ismi geçen, Merhum Esad Coşan Hocamızın da hayran olduğu,  tasavvuf  yolunun ulularından Ebu’l Hasan ( Hüseyin) Nuri Hazretleri medfundur, makberası vardır . Ben Nurata şehrinde doğdum, O’nun nuru, feyzi ve bereketi ile büyüdüm,  Elhamdülillah.

Devlet Başkanımız Şevket Mirziyavey ulu zatlar ve mümtaz şahsiyetlerimize , tarihimize, mazimize çok büyük hürmet göstermekte , ehemmiyet vermektedir. O’nun talimatı üzerine 2025 yılı Nevayi şehri için Nevayi Yılı ilan edilmiştir. Bunun üzerine 2025 Şubat ayında Uluslararası Nevayi  Sempozyumu düzenledik, 20 ülkeden misafirler davet ettik. Türkiyeden Dr.Kemal  Yavuz Ataman Hocamız dahil dört hocamız sempozyuma iştirak etti.

Nisan ayında Kemal Hocamızın öncülüğü ve teklifiyle,  Özbekistan Ali Şir Nevayi Kamu Fonu, Konya Büyükşehir Belediyesi, Selçuk Üniversitesi tarafından tertip edilen Hz. Mevlana ve Hz.Ali Şir Nevayi Sempozyumuna Eyalet Valimiz ile birlikte davet edildik.

Daha sonra İstanbul’a geldim, o zaman Dr. Selahattin Semiz Hocamız , Arif Kesik, Muhlis Kesik  kardeşlerim bize yardımcı oldular, çok büyük misafirperlik gösterdiler. Necdet Hocam beni ameliyat  etti, sağlığıma kavuştum, Elhamdülillah. Kendilerine kalben teşekkür ederim. Hepsinden Allah CC razı olsun.

17-18 Ekim tarihlerinde Nevayi şehrinde Ali Şir Nevayi Uluslararası Konferansına Kemal Hocamızı davet ettik, ondan evvelki günlerde üniversitemizde dersler verdi. Talebelerimiz ve hocalarımız ondan çok memnun kaldılar. Sempozyumda bütün katılımcıların yanında Eyalet Valimiz kendisine fahri profesörlük beratı takdim, etti, cübbe giydirdi.

Kemal Hocamız Çeküd Çevre Derneği  ile anlaşarak  Konya’da Ali Şir Nevayi Atamız adına  Orman Alanı tahsis edilmesini sağlamış, web sitesi kurulmuş. Sempozyuma katılan yaklaşık 120 kişiye Özbekçe hazırlanmış serfitikalar, başta Eyalet Valimiz olmak üzere Kemal Hocamız tarafından verildi. Çok büyük memnuniyet ve bahtiyarlık oldu, herkes duygulandı , teşekkür etti.

Bizim Kemal ,Necdet ve Selahattin Hocamızla, Arif ve Muhlis kardeşlerimizle   samimi dostluğumuz va kardeşliğimiz  daimi olacaktır , İnşaAllah..

Bu vesile ile huzurlarınızda Necdet ve Selahattin Hocamıza Üniversitemiz adına fahri profesörlük beratı takdim edeceğim. Bizi onlarla buluşturan Ali Şir Nevayi Atamızın bereketidir. Kemal Hocamıza da vesile olduğu için minnettarız. Sağlığıma gösterdikleri alaka ve misapirverlikleri için Necdet  ve Selahattin Hocama, Arif ve Muhlis Kesik kardeşlerime teşekkür ederim. Hepinizi Nevayi’ye , Nurata’ya bekleriz. Hürmetlerimle..

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın